Banner Maker
Image by FlamingText.com

« Önceki |

12/7/2008

pedikür ve manikür...


Artık yaz kapımızda. Deniz sezonu neredeyse açılmak üzere. Mayo ve bikini modellerinden, diet menulerden, egzersiz programlarından , güneş kremlerinden, kısacası güzel ve estetik bir yaz geçirmeniz için gereken her şeyden bahsettik. Peki ya, el ve ayak bakımımız? İşte sizler için, kadina özgü ekibi olarak manikür ve pedikür hakkında merak ettiklerinizi araştırdık.

Manikür ve Pedikür Nedir?
Manikür günümüz şartlarında hem erkeklerin hem de bayanların vazgeçemediği el ve tırnak bakımıdır. Çoğu kişiye göre basit gibi görünse de , aslında yanlış yapılabilecek uygulamalar el bakımı ve sağlığı açısından istenmeyen sonuçlar doğurabilir. O yüzden bizim tavsiyemiz uzman kişiler tarafından yapılmasıdır. Genel olarak manikür uygulamasında, tırnağınızda varsa eski ojeniz çıkartılır, ılık ve strelize edilmiş suda bir süre bekletilir. Ardından tırnak etleriniz temizlenir, tırnaklarınıza şekil verilir. İsteğe göre parafin uygulaması da yılabilir. (Bu uygulamanın inceliklerini yazımızın ilerleyen kısımlarında görebilirsiniz). Tırnağınıza şekil verildikten ve etleriniz temizlendikten sonra isteğinize göre tekrar oje sürdürebilirsiniz.

Pedikür uygulaması da, günümüzde kimi kişilere göre lüxe kaçan bir uygulama gibi görülmektedir. Oysaki, pedikür ayak sağlığı ve ayak rahatlığı açısından herkesin uygulama yaptırması gereken bir bakımdır. Manikür gibi gene işin profesyonelleri tarafından uygulanması gerekir. Ayaklar önce ılık ve sterilize edilmiş suda bekletilir, ardından tırnaklara şekil verilir ve etler temizlenir. Varsa nasırlar yumuşatılır ve temizlenir. Özellikle tırnak batmalarının oluşmasını engellemek için pedikür yaptırmanızı tavsiye ediyoruz. Bilinçsizce yapılan uygulamalar sonucunda gerçekten çok sıkıntı çekebilirsiniz. Pedikür uygulamasında, uzmanlar ayağınızdaki; tırnak batmaları, nasırlar, mantarlar, topuk çatlakları, tırnak kalınlaşması gibi sorunlarda yapıcı çözümler üretmekte, ve ayaklarınızı rahatlatmaktadır.

Manikür ve pedikür ne sıklıkla yapılmalıdır?
Manikür ve pedikür yapım sıklığı kişiden kişiye göre değişmektedir. Kimi insanların tırnakları geç uzar ve tırnak etleri kişiyi rahatsız etmeyecek kadar azdır. Aynı şekilde ayak tırnakları içinde bu geçerlidir. Ne zaman el ve ayaklarınızın görünümü sizi rahatsız ederse, o zaman manikür ve pedikür uygulamasının zamanı gelmiş demektir =) Genellemek gerekirse 10 gün ila 21 gün arasında manikür veya pedikür uygulaması yaptırmak uygundur.

Manikür veya pedikür yaptırırken nelere dikkat etmeliyiz?


Öncelikle uygulamayı yapacak kişinin kesinlikle bir uzman olması gerekir. Yaptıracağınız salonunda hijyen kurallarına uygun olduğuna tatmin olduktan sonra uygulamayı yaptırmanızda fayda var. Ayrıca gideceğiniz salonun, Sağlık Bakanlığı’ndan gerekli belgeleri alıp almadığını araştırınız. Manikür ve Pedikür yoluyla bir çok hastalığın bulaşma riski olduğunu unutmayınız. Hatta kendi manikür ve pedikür setinizi yanınızda götürme imkanınız varsa, emin olun ki sizin için daha sağlıklı olur.


Parafin nedir? Yararları Nelerdir?

Parafin aroma terapik yağlardan oluşan, mum maddesinden elde edilen, insan ve çevre sağlığına hiçbir zararı bulunmayan bir maddedir. Parafin el ve ayak bakımı uygulamalarında sıkça kullanılmaktadır. Özellikle kurumuş ve nemini kaybetmiş, çatlamış ciltler için çok yararlı bir çözümdür. Ayrıca sıcak parafin uygulaması, eklem ağrılarına da çözüm imkanı sağlamaktadır. Cildin renginde güzel bir tonlama ve daha sağlıklı görünmesini sağlar.
Parafin uygulaması yaklaşık yarım saat kadar sürmektedir.

14/5/2008

su zayıflatır mı???

Belli bir diyet ve egzersiz programına bağlı olmadan çok miktarda su içmenin zayıflatıcı bir etkisi olabilir mi? Uzmanlara göre yok ama diyet yaparken bol su içmek kilo kaybına bağlı deri sarkmalarını önlemeye yardımcı oluyor ve kabızlığı önlüyor.

Zayıflama mevsimi geldi. Aklımız başımızdan gitti. Aman dikkat! Kısa sürede çok kilo vermenin sırrı kesinlikle tek başına su değil. Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuğçe Aytulu suyun sadece diyette yardımcı bir etkisi olduğunu söylüyor.


Su zayıflatır mı?

- Suyun zayıflama diyetlerinde en önemli etkilerinden biri açlık hissini azaltmasıdır. Bununla birlikte vücutta yağ kaybedilirken oluşan atıkların vücuttan atılması suyla sağlanır. Su kaybını önlemenin en iyi yolu vücutta kaybedilen suyu yerine koymaktır. Yeterli su tüketimi ayrıca vücutta kilo kaybına bağlı deri sarkmalarını da önlemede yardımcı olur ve kabızlığı önler. Tüm bu yararlı etkilerinin yanında egzersiz ve size özel düzenlenmiş bir beslenme programı olmaksızın, su tek başına zayıflatıcı bir etkiye sahip değil.


Vücudumuzun su ihtiyacı ne kadar? Zayıflamak için gerçekten de 8-10 bardak su içmeli miyiz?

- Vücutta normal koşullarda idrarla, terle, solunumla ve dışkıyla günde yaklaşık 2,5 litre sıvı kaybı olur. Bu nedenle vücuttan atılan sıvıyı yerine koyabilmek için günde 2,5 litre yani 8-10 bardak suya veya su içeren gıdalara ihtiyacımız var. Bu nedenle su içmek için susama hissini beklemek yerine su tüketimini alışkanlık haline getirip gün boyu sık sık içmek gerekir. Vücutta sıcaklık arttığında, enfeksiyon olduğunda, diüretik (idrar söktürücü) ilaçlar kullanıldığında sıvı atımı artacağı için sıvı gereksinimi de artar. Ayrıca vücudun yağ oranı arttıkça su gereksinimi de artmaktadır.


Diyet yaparken sıcak su mu içilmeli?

- Bu çok doğru bir uygulama değil. Suyun sıcak olarak içilmesi midede daha uzun süre kalarak şişkinlik yapmasına neden olur. Sıcak suyun mideyi terk etmesi soğuk suya göre daha geçtir. Sıcak havalarda vücutta kaybolan sıvının yerine konabilmesi için, içtiğimiz su soğuğa yakın veya oda ısısında olmalı. Ayrıca egzersiz yaparken içilen suyun da sıcak olmamasını sağlamak gerekir. Yoksa egzersiz sırasında atılan aşırı sıvıyı yerine koymak zorlaşır.


Suyun bazen mide bulantısına yol açmasının nedeni ne olabilir?

- Su içerken mideniz bulanıyorsa aç karınla içmeye özen gösterebilirsiniz. Bunun dışında su yerine geçen taze meyve sularını veya ayran gibi içecekleri içmek daha kolay olabilir. Sabah uyanır uyanmaz aç karınla su içmek bir zorunluluk değil. Ancak tüketebilenler için bağırsak düzenini sağlamada yardımcı olabilir.


Su ihtiyacını taze
meyvelerle karşılayın

Çay ve kahve gibi kafeinli içecekler ve bazı bitki çayları diüretik (idrar söktürücü) etki göstererek idrar atımını artırır. Bu nedenle bu içeceklerle aldığımız suyu neredeyse atmış oluruz. Yani çay ve kahve tüketerek yeterli sıvıyı sağlamış olmayız. Çay, kahve yerine yaz aylarında meyve suları, ayran, süt gibi içecekler ve taze meyveler, sıvı ihtiyacımızı karşılamada bize daha çok destek olur. Ancak yine de ilk hedef sıvı ihtiyacını suyla karşılamaktır.

Meyve suları tüketilecekse hazır meyve suları yerine taze olanları tercih etmek, hem daha az şeker (dolayısıyla daha az kalori) almamızı hem de taze meyvelerin C vitamininden yararlanmamızı sağlar. Ancak taze meyvelerin suyu sıkılırken hemen tüketilmesine dikkat etmek gerekir yoksa vitamini azalır. Ayran ise hem kalsiyumdan zengin hem de protein içeren bir içecek olarak yaz aylarında sıvı ihtiyacımızı karşılamada iyi bir seçenektir. Ayrıca kaybettiğimiz minerallerin de yerine konmasına yardımcı olur. Eğer doymuş yağ alımınızı sınırlamak istiyorsanız, ayranı light yoğurtla da yapmanız mümkün.

13/5/2008

kırışıklarla savaş...

Genç sağlıklı cilt sıkıdır, düzgün ve gergindir. Yaşlandıkça sararır, kurur, sıkılığını kaybeder, üzerinde kırışıklık ve çizgiler oluşur. Kırışıklıklar yavaş yavaş oluşurlar. İlk önce alında belirirler, daha sonra göz kenarlarında, burun kenarlarında oluşurlar, boyunda, dudak üstlerinde…. Bazen genç yaşta bile kırışıklıklar ortaya çıkabiliyor. Bunu nelere bağlamalı?

 

Her şeyden önce, çeşitli mimik alışkanlıkları, örneğin; gözleri kısma, kaş çatma, gülme, şaşırma gibi çeşitli mimik hareketleri sonucu yüzdeki kaslar hareket eder ve bu defalarca tekrarlandığında ciltte kırışıklıklar oluşur.

 

Kırışıklıkların erken oluşumunun bir nedeni de uyku sırasında başın yanlış konumudur. Yüksek yastığa konan baş göğse doğru kıvrılır ve bunun sonucunda çenede ve boyunda kırışıklık ve sarkmalar meydana gelir.

 

Geçirilen enfeksiyonlu, kronik hastalıklar, sinir ve endokrin sistemi bozuklukları, kadın hastalıkları, mide bağırsak hastalıkları ve diğer rahatsızlıklar organizmanın bağışıklık sistemini zayıflatmakla birlikte cildin sıkılığını kaybettirir ve kırışıklıklar meydana gelmeye başlar.

 

Genç insanlarda kırışıklık oluşumunu dış faktörler de etkiliyor: güneşte ve rüzgarda uzun süre bulunma, havanın çok kuru veya nemli olması, aşırı ısı değişiklikleri gibi.

 

Cilde aşırı makyaj ve pudra uygulamak, cildin türüne uymayan makyaj malzemesi kullanmak da başlıca kırışıklık nedenlerindendir.

 

Bunların dışında, alkol, çay-kahve, tütün gibi maddelerin aşırı kullanılması, uykusuzluk, hızlı kilo kaybı gibi nedenlerle de erken yaşta kırışıklıklar oluşabilir.

 

* Kırışıklıklar 30 lu yaşlarda ortaya çıkmaya başlar, 40 yaşına kadar artar, 55-60 yaşları arasında maksimuma ulaşır. Yaşlı insanların ciltleri önemli değişiklikler geçirirler:   yaşlanan cilt kollajen ve yağ kaybına uğrar buna bağlı olarak sarkmalar, çökmeler ve kırışıklıklar oluşur.

 

Kırışıklıklar oluştuktan sonra gerekli tedavi ve bakıma başlanması gerektiği konusunda yanlış bir genel kanı vardır. Kırışıklıkların oluşmasını önlemek tedavi etmekten çok daha kolaydır.

 

Bu konuda neler yapılabilir?

- sıcak kompresler iyi araçlar olmaktadırlar. Onları hazırlamak için 20-25 cm genişliğinde çok büyük olmayan mendil veya havlu alınır, sıcak suda ıslatılır, sıkılarak yüze yerleştirilir. Alt kısmı çeneye, üst kısmı ise alın ve buruna yerleştirilmiş şekilde 2-3 dakika bekletilir. Sonra çıkarıp yüzü sıcak suyla durulamak gerekir

- tuzlu suyla yüzü temizlemek yararlı olabilir (1 bardak suya yarım tatlı kaşığı tuz eklenir) Çok kuru ciltler için uygun değildir.

- uyumadan önce yüze krem sürmek yaralı olabilir. Tuzla yapılan krem maskesi yaygın olarak kullanılır. Kreme yarım tatlı kaşığı tuz eklenir, yüze sürülür. 2-3 dakika sonra parmak uçlarıyla hafifçe vuruşlar yapılır.

- sabahları yüzü soğuk suyla yıkamak yararlıdır. Dışarıya çıkmadan önce yüze krem sürülmelidir.

- belirgin kırışıklıkları olan insanların yüzlerinin direk güneş ışınlarına maruz kalmaması gerekir. Güneşlerinken mutlaka yüzlerine krem sürmeliler.

- kırışıklıklar oluşmaya başladığında yüze her gün parmak uçlarıyla hafif vuruşlar yaparak 5 dakika masaj yapılması önerilir. Bu işlem kan dolaşımını hızlandırarak cildi güçlendirecektir.

 

Kırışıklık tedavisinde bir takım maskelerin kullanımı başarılı sonuçlar verebilir. Kırışıklık maskeleri:

-          Yumurtalı limonlu: yumurta akını iyice çırpın, yarım limon suyunu ekleyin, tuz ilave edin ve karıştırın.

-          Yumurtalı yulaflı: yumurta akını yarım tatlı kaşığı balla karıştırın ve üzerine 1 çorba kaşığı yulaf ezmesi ekleyip karıştırın.

-          Yumurtalı yağlı: Yumurta sarısına yarım tatlı kaşığı kafur yağı veya kastor yağı ekleyip karıştırın.

-          Yumurtalı ballı: Yumurta sarısına yarım tatlı kaşığı bal ve bir tatlı kaşığı gliserin ekleyip karıştırın.

-          Maya maskesi: 20-25 gram kuru mayayı sütte veya bitkisel yağda kaymak yumuşaklığına gelene kadar eritin.

-          Ekşi maya: 25 gram mayayı suyla karıştırarak eritin ve mayalanana kadar bekletin.

Maskeleri uygulamadan önce yüz iyice temizlenip, yağda ve kirden arındırılmalıdır. Maskeleri yüzünüzde 15-20 dakika bekletebilirsiniz. Yağlı maskeleri ıslak mendille, diğer maskeleri yıkayarak çıkarabilirsiniz.

13/5/2008

cilt tipinizi belirleyin...

Aşağıdaki test uzmanlar tarafından hazırlanmıştır. Soruları okuyun ve size en uygun olanını işaretleyin. En çok işaretlediğiniz harf sizin cilt tipinizi belirleyecektir.

1. Her temizleme işleminden sonra yüzümde bir gerilme hissederim T
2. Yüzümde ve boynumda sık sık kızarıklıklar oluşur S
3. Yüzümü sabunla yıkayamıyorum S
4. Yüzüm çok kurudur S
5. Cildimin yumuşak ve kaygan olması için günde en az 3 kere krem kullanmam gerekir T
6. Hemen hemen her yeni kozmetik ürünü denedikten sonra cildimde kızarıklıklar oluşur S
7. Bütün kozmetik ürünlerini herhangi bir yan etkisini görmeden rahatlıkla kullanabilirim N
8. Cildim her zaman yağlıdır F
9. Pudra sürdükten bir saat sonra cildim lekeli bir görünüm alır F
10. Pudramı her zaman yanımda taşırım, çünkü burnum her zaman parlar M
11. Göz altı çevrem her zaman sarkar R
12. Yüzüm her zaman daha yeni krem sürmüşüm gibi parlar F
13. Cildim çok hassas olduğu için bir dermatologa baş vurdum S
14. Alerjik tepkiler vermeye yatkınım S
15. Göz çevremde çok sayıda kırışıklıklar ortaya çıkmıştır R
16. Benim burnum ve alnım belirgin olarak parlar M
17. Yüz derimde belirgin kırışıklıklar ortaya çıkmıştır R
18. Cildim kremi sünger gibi emer R
19. Bence pudra cildimi kurutur T
20. Her gezintiden sonra cildim hoş pembemsi bir renk alır N
21. Dışarıdan geldikten sonra cildimin gerilmiş olduğunu hissederim T
22. Krem sürdükten sonra büyük bir rahatlama hissederim T
23. Benim derim güneşe karşı çok hassastır S
24. Tenimin rengi bembeyazdır S
25. Hemen hemen tam yıl yüzüm sağlıklı bir renktedir N
26. Uykusuzluk sorunum var, bazen saatlerce uyuyamam R
27. Yüzümde önemli derecede fazla leke vardır F
28. Sivilce ve siyah noktalar beni sık sık rahatsız eder F
29. Cildim mattır ve hiç parlamaz T
30. Sık sık alın ve burun bölgemde sivilce çıkar M
31. Bence derim çok serttir N
32. Yüz çevremde belirgin lekeler vardır M
33. Havuzdan sonra nemlendiriciye ihtiyaç duyarım, aksi halde cildim çok kurur T
34. Sürekli idrar sökücü kullanırım T
35. 35 yaşın üzerindeyim R
36. Düzenli olarak solaryuma gider ve yazın sürekli güneşlenirim T
37. Sıcak ortamlarda cildim yanmaya başlar S
38. Cildimin daha esnek olmasını isterim R
39. Güneşte hemen çillerim ortaya çıkar, pigment lekelerine yatkın bir cilde sahibim R
40. Yüzüme direk güneş ışınları gelince hemen yanmaya başlar S
41. Dengeli olarak bronzlaşırım N
42. Cildim çok parlak ve ince bir görünüme sahiptir R
43. Ben her zaman temizlik için sadece sabun ve su kullanırım N
44. Kaşlarımı aldıktan sonra cildimde kızarıklıklar oluşur ve saatlerce gitmezler S
45. Önemli bir sorumluluk aldığımda yüzümde sivilceler ve dudaklarımda uçuklar belirir S
46. Yüzüme bakan uykusuz olduğumu hemen anlayabilir R
47. İş yerinde klimasız çalışamıyorum T
48. Cildim yazın kışa göre daha fazla yağlanır M
49. Bu zamana kadar ben hep normal bir krem kullandım N
50. Günlük bakım kremi kullandığımda boyun bölgemde kuruma hissederim M

Şimdi çözelim
İşaretlediğiniz seçenekler arasında en fazla T harfimi var? Kuru bir cilde sahipsiniz.
İşaretlediğiniz seçenekler arasında en fazla N harfimi var? Normal bir cilde sahipsiniz.
İşaretlediğiniz seçenekler arasında en fazla F harfimi var? Yağlı bir cilde sahipsiniz.
İşaretlediğiniz seçenekler arasında en fazla M harfimi var? Karma bir cilde sahipsiniz.
İşaretlediğiniz seçenekler arasında en fazla R harfimi var? Olgun bir cilde sahipsiniz.
İşaretlediğiniz seçenekler arasında en fazla S harfimi var? Hassas bir cilde sahipsiniz.

28/4/2008

tırnak bakımı

Tırnakları ve etleri yumuşatmak için elleri bir süre ılık, tercihe göre sabunlu ya da kremli bir suda bekleterek başlayın. Yumuşayan etler iyi bir makasla kolay­lıkla alınabilirler, ancak fazla derinden almamaya dikkat edin. Bunda pek başarılı olamıyorsamz üzülmeyin yaptıkça el alışkanlığı kazanacaksınız, ama yine de istemiyorsanız et­leri tırnak diplerine doğru itmekle yetinebilirsiniz.

Tırnaklarınızı törpülemeden önce istediğiniz uzunlukta kesin. Eğer kırılmış bir tırnağınız varsa diğerlerini de aynı oranda kısaltın, çok uzun tırnaklar arasında birinin kısa ol­ması daha çok göze batar. Hatta bu durumda koyu ojeler yerine beyaz, açık pembe ya da ten rengi gibi daha az dikkat çeken renkleri tercih edin.

Törpülerken fazla sivri yapmaktan kaçının İlle küt tırnak­lardan hoşlanmıyorsanız önce küt törpüleyin sonra köşeleri yuvarlatm. Tırnaklarınız kısa ise küt törpülemek daha çok yakışacaktır. Tırnaklarınızın etli kısmı kısa ise yani sıfır kesil­diği zaman ince uzun değilse arkadan bakıldığında birkaç milim gözükecek kadar uzatın, mümkün olduğu kadar ince uzun görünmelerine çalışın. Ayrıca tırnaklarınız çok geniş değilse sürdüğünüz ojenin kapatıcı yani şeffaf olmayan bir renk olmasına dikkat edin.

Oje rengi konusunda oldukça fazla seçeneğiniz var. Ge­nellikle kırmızı, pembe ve beyaz tonları daha çok kullanılma­sına rağmen, lacivert, mor, yeşil, bordo gibi alışılmamış renkler çok moda. Daha çok gençlerin tercih ettiği bu renk­leri fazla uçuk bulsanız bile koyu bir bordoyu ya da koyu bir kahverengini her yaştaki kadınlar kullanabilir. Henüz ülke­mizde fazla yaygınlaşmamış olsa da cesaretiniz ve yeteneği­niz varsa ojenin üstüne desenler yapmayı, minik boncuklar­la ya da ince parlak şeritlerle süslemeyi deneyebilirsiniz.Tırnaklarınızı temizledikten sonra elinize yumuşatıcı bir krem uygulayın. Böylece elleriniz nemlendirilmiş, tırnakları­nız da canlandırılmış olur.
Tırnaklarınızı orijinal şekline sadık kalarak torpilleyin; oval, kare veya yuvarlak.
Yumuşak bir törpü kullanın, sert törpüler tırnakları bozar. “Git gel” şeklindeki törpülemeden kaçının. “Dıştan içe” doğ­ru törpülemeye çalışın.

Dört yüzeyli bir törpüyle tırnaklarınızın çiziklerini yok ede­cek şekilde yüzeyini düzeltin.
Manikür çubuğunun ucuna (tahtadan yapılmış çubukları tercih edin) pamuk dolayarak oksijenli suya batırırı ve tırnağınıza doğru uzamış olan etlerinizi iterek yumuşatın. Bir manikür pensiyle bu ölü etleri düzgünce kesin.
Manikürü, tırnaklarınıza kalsiyum bazlı bir kuvvetlendiri-
V ci sürüp kurumaya bırakarak bitirin.

www.akademipress.com online